FDG’den Erdoğan’ın Sözlerine Tepki
Dersim News/Dersim
Tayyip Erdoğan’ın Suriye’nin durumunu değerlendirirken Alevilere ve Kemal Kılıçdaroğlu’nun Alevi kimliğine yönelik sarf ettiği sözler nedeniyle Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu (FDG) Erdoğan’a tepki gösterdi.
FDG tarafından yapılan yazılı açıklamada “Erdoğan Süriye’deki insan hakları ihlalerini bahane ederek Türkiye’de Alevi düşmanlığını körüklemekte ve Alevileri suçlu olarak göstererek hedef haline getirmektedir.” denildi.
İşte o açıklama:
"Şeriatçılık Alevi Düşmanlığından Besleniyor"
Başbakan Erdoğan Mısır gezisinde yaptığ (14.09.2011) açıklamada; Suriye’deki durumu değerlendirirken "Alevilerin rejim içinde ve güvenlik birimlerinde önemli pozisyonlarda olduğunu biliyoruz. Halkın öfkesi de onlara yönelik" diyerek son dönemlerde artan Alevi düşmanlığı söylemlerinin dozajını arttırarak devam ettirdi. Alevileri tehlikeli göstererek, şeriatçı çevreler motive eden ırkçı/şeriatçı söylem, bir kaç gün önce benzer bir şekilde hükümet sözcüsü Hüseyin Çelik tarafından da kullanılmıştı. Kılıçtaroğlu’nun Alevi kimliğini hedef haline getiren Çelik “ Suriye’deki Baas’çı rejim yüzde 15’lik kitleye dayanıyor. Acaba Sayın Kılıçdaroğlu mezhep yakınlığı dayanışmasıyla mı Suriye’ye bu manada sahip çıkıyor?” demişti.
Bilindiği gibi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) “Zorunlu din dersleri kaldırılmalı” diye karar alınca Erdoğan “bu AİHM işi değil, ulemaya soralım” diyerek modern hukuğu değil şeriat hukukunu esas aldığını gösteriyordu.
Erdoğan 17 Ağustos 2010 tarihinde Çorum’da yaptığı konuşmada Alevi/Kızılbaşların öldürülmeleri ve mallarının yağmalanması için fetva verebilecek kadar insanlıktan nasibini almamıştır olan Ebusuud ile gurur duyduğunu beyan ediyordu.
Şeriat düzenine geçme arzusunda olan AKP kendisine engel olarak gördüğü kesimleri önceleri yanlarına alabilmek için “açılım” “çalıştay” gibi sahte demokrasi gösterileri ile kandırmak istedi ancak bu olmayınca yüzüne taktığı demokrasi maskesine gerek duymadan kendi gerçek niyetlerini göstermeye başladı. Erdoğan demokrat değildir, demokrasi ise onun için yanlızca gizli gündemlerini hayata geçirmek için bir araçtan ibarettir.
Aleviler Yavuz Selim ve İdrisi Bitlisi’nin ittifağından, yani 1514’den beri sistemli bir şekilde katliamlara, baskı, ayrımcılık, dıştalama ve asimilasyona maruz kalmaktadırlar. AKP Yavuz’dan aldığı mirası farklı metodlarla devam etmektedir.
Erdoğan Suriye’deki insan hakları ihlalerini bahane ederek Türkiye’de Alevi düşmanlığını körüklemekte ve Alevileri suçlu olarak göstererek hedef haline getirmektedir.
Gerçek şu ki;
Zorunlu Din Dersleri ile Alevi/Kızılbaş çocukları zorla ve devlet eli ile asimile edilmeye devam edilmektedirler.
Alevilerin verdikleri vergiler ile yanlızca Sunni/Safi inancına para verilmekte ve Aleviler yok sayılmaktadır.
AKP hükümetlerinin hiç bir bakanı Alevi olmadığı gibi, devletin üst kademelerinde görev yapanların hiç biri Alevi değildir. Hiç bir vali yada üniversite rektörü Alevi değildir. Nüfusun tüme yakınının Kızılbaş olduğu Dersim’deki yöneticilerin hiç biri Alevi değildir. Erdoğan’a soruyoruz: Aleviler zeka özürlü olduklarından mı bu makamlara gelemiyorlar, yoksa sizin ayrımcı, dıştalayıcı uyguladığınız nedeni ile mi?
Yargı ve diğer bazı kurumlarında, üst düzey görev yapan çok az sayıdaki Alevi ise AKP hükümetince hedef göstermesi üzerine dışlanarak derdest edildiler. Adeta devleti Alevilerden arındırma faaliyetleri aralıksız devam etmektedir.
Erdoğan gizli emellerine ulaşmak için fütursuzca davranmaktadır. Milliyetçi çevreleri motive etmek için Kürt Ulusuna savaş açan Erdoğan, şeriatçı çevreleri motive etmek için ise Alevi düşmanlığı yapmaktadır.
Dersim Halkı Endişelidir
Sayın Başbakan endişeliyiz. Türkiye’de Alevi nüfusun çoğunluk olarak yaşadığı tek kentin halkı, Dersim Halkı olarak derin kaygı içindeyiz. Sürekli Alevileri hedef göstermeniz, Kılıçtaroğlu’na karşı, sırf Alevi kimliğinden ötürü kullandığınız düşmanca üslup, Zorunlu Din Derslerindeki ısrarınız, Madımak’da yakanlar ile yanan Canları aynı tabelaya yazdırabilecek kadar gözü karalığınız endişemizi arttırmaktadır.
Sayın Başbakan endişeliyiz. Dersim’in yok edilmesi için çeşitli bahaneler ile saldırılacağından endişeliyiz. Dersim’in dağları bombalanmakta, ormanları yakılmakta, insanlarımız normal yaşamlarını sürdüremedikleri için göç etmek zorunda kaldıkları için endişeliyiz. Tunceli Üniversitesi ve orta öğretimdeki şeriatçı örgütlenme hükümetinizce desteklenmekte olduğu için endişeliyiz.
Alevileri hedef haline getirerek oy kazanmaya çalışan ucuz ve soven politikaları terk edin. Dersim’in ormanlarını yakıp, dağlarını bombalayarak yok etmeye son verin. Barış içinde bir ülkede yan yana yaşamak istiyorsanız gerçekten demokrat olun, etnik ve inançsal azınlıkların haklarını anayasal güvence altına alın. Komşunuza huzuru verin ki, kendiniz de huzur içinde yaşayasınız.
Avrupa Birliğini, Birleşmiş Milletleri ve İnsan Hakları kuruluşlarını Alevilere ve özelde de Dersim’de uygulanan yok etme politikalarına müdahele etmeye ve mazlum Dersim Halkının çığlığını duymaya çağırıyoruz.
Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu
|