Dersim 38’in Tanıkları anlattı ben yazdım, ya sizin belgeler ne diyor sayın Erdoğan, açıklayın!
Başbakan Recep Tayip Erdoğan Genişletilmiş İl Başkanları toplantısında yaptığı konuşmada; ana muhalefet partisi C.H.P. nin “Balyoz harekatı” tutuklamalarını Malta sürgünlerine benzeten sözlerini hatırlatarak; Baykal’a şöyle seslendi. Önce 1938’e dönsünler İnönü Cumhurbaşkanı iken Tunceli sürgünlerine baksınlar. Erdoğan ilçe, ilçe, köy, köy bu ülkenin insanları, nerelere nasıl sürgün edilmişler, ona baksınlar, daha ileri giderlerse, vesikasını açıklarım bunlar elimde mevcut. C.H.P. ve Baykalı kastederek “bunlar çırpındıkça eteklerinden bir şeyler dökülmeye başlıyor, dahada dökülecek çok şey var” dedi. Şimdi dönelim sayın Başbakan Erdoğan’a Dersim’de bir vahşet yaşandı, kimilerine göre katliam, kimilerine göre soykırım. Aradan 72 yıl geçti, halen katledilenlerin sayısı net olarak bilinmiyor. Dersim’de 50 ile 70 bin kişinin katledildiği bir gerçek, sürgün edilenlerin sayısıda bilinmiyor. Öldürülen ailesinin kucağından alınıp batıya götürülen (Kaçırılan) çocuk sayısıda bilinmiyor. Dersim’de katledilen insanların para ve kıymetli eşyalarıda ganimet olarak batıya kaçırıldı. Bir örnek Hesê Mıst’ın paralarını Dersim merkez komutanı ve katliamcı Dursun Koçoğlu götürdü. Ve Dersim bu yara ile, bu acılarla iç içe yaşamaya devam ediyor. Sayın Başbakan siz hem öldürülen Dersimlilerin sayısını, hem sürgün edilen insanların sayısını ve hemde kaçırılan Dersimli çocukların durumlarını açıklayın ki parçalanmış aileler bütünleşsin. Çünkü siz kendiniz dediniz ki elimde vesikaları var. Sayın Başbakan Elazığ Buğday Meydanı’nda zulme uğrayarak asılan 7 Dersim Seyidinin mezar yerlerini de açıklayın, çünkü elinizde vesikaları var. Bu vesikaları C.H.P.’ye karşı tehdit olarak kullanabilirsiniz ama; eğer açıklamaktan imtina ederseniz C.H.P.nin işlediği suça da ortak olmuş olursunuz. Vesikaları açıklayın ki kamuoyu gerçekleri bilsin bu vebalin altında kalmayın. Sayın Başbakan bu makamda olan bir insanın yapması gereken santaj ile mualefeti susturmak değil, karanlıkların aydınlatılmasıdır. Kemalist ırkçılar bu memlekette tek parti ve tek şef döneminde yaptıkları mezalimler er veya geç ortaya çıkacak. Bu mezalimlerin en büyüğü Dersim 1937/ 1938 katliamıdır. Zaten bilen biliyor, bilipte gizlemek isteyenlerin ipliği pazara çıksın.
Daha evel Onur Öymen’in T.B.M.M. de Dersim ile ilgili sarfettiği, sözlerden sonra gelişen tepkilere sizde katılıp; Dersimde bir katliamın olduğunu söylediniz. Ama her nedense bunca talebe rağmen Dersim ile ilgili arşivleri açmıyorsunuz, sizden beklentimiz samimiyet göstermenizdir. Yalan tarih yazanların yalanlarının açığa çıkarılması, karanlıkların arşivleri açın. Sayın Başbakan hem Dersimliler, hemde Alevi Kızılbaş toplumu bu konuda oldukça duyarlıdır ve sizin atacağınz adımları beklemektedir, sözleri değil.
C.H.P. ye gelince; CHP bu vebalin altında kalkamaz CHP ve kurdukları Kemalist düzen, Dersim Halkı ve Alevi Kızılbaş Camiasından özür dilemelidir. Yoksa her dönem bir Alevi bürokratını veya Hınzır Paşa rölünü üstlenen birilerini yanlarına alarak insanları kandıramaz, tarihi ile yüzleşmez ise bu kara lekeden kurtulamaz, üstünde kurumuş kanın izleri var.
Hıdır Aytaç Dersim 38 Katliam Tanıkları kitabinin yazarı
|